Albüm Kapağından Şarkı Dinleme Dönemi     /    İDO'da Bahar Kampanyası Başlıyor     /    Ford Otosan'a Mixx Awards Ödülleri     /    SAP Teknolojisi Mobil Kongrede Fark Yarattı     /    Sandoz İki Fabrikası ile İlk Beşte     /    Dişi Leoparlar Cevahir AVM'de     /    Aileye Kast Eden Dinamit: Müt’a     /    Ege PERDER Yeni Başkanını Seçti     /    Bebekte İnatçı Ağlama Niye?     /    Goran Bregović, Zorlu Center PSM'de     /    TeknoSA'dan İstanbul’a 59’uncu Mağaza     /    WhatsApp’ın Masaüstü Programı Yok     /    İSO İnovasyon Büyük Ödülü VİKO'nun     /    Zamanı Durduran Muhteşem Dörtlü     /    Sigortasını Yapı Kredi'den Yaptırana Fırsat     /    Goodyear Ürünleri Cenevre Fuarı'nda     /    Kalbinizin Ritmini Koruyun     /    Kanz ile Çocuklar Bahara Hazır     /    Finansbank 2013 Sonuçlarını Açıkladı     /    Deha Bilimlier İstanbul Mojo Sahnesinde     /    TTNET’e Kurumlar Vergisi Ödülü     /    İDA'dan Ücretsiz Doğum Semineri     /    Terra Ataşehir Çarşı'da Satışlar Başladı     /    Kadınlar Gününde Ücretsiz Makyaj Eğitimi     /    Brisa’nın 2013 Cirosu 1,489 Milyon TL     /    BTA Aşçıları Ödüle Doymuyor     /    Vialand'de İki Yeni Atama     /    Pegasus Avrupa'nın En Uygunları Arasında     /    Spastik Çocuklar Vakfı'na Uluslararası Ödül     /    Nedeni Bilinmeyen Ağrı; Kronik Pelvik Ağrı
ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ


ANKET
Son işinizi nereden buldunuz?
Gazete İlanı
Kariyer Siteleri
Tandık
Şirkete Başvuru
Diğer
LİNK BANKASI
13 Şubat 2014
RoboCop, 14 Şubat'ta Sinemalarda
1980’lerin kült klasiğinin yeniden yapımı olan, José Padilha’nın yönettiği “RoboCop”ta insan ile makine birleşir. Filmde, polis memuru Alex Murphy, robotik savunmada dünya lideri şirket OmniCorp’un yıldız ürünü olur

“RoboCop”ta yıl 2028’dir ve robot teknolojisinde dünya lideri OmniCorp, şirkete milyarlar akıtmak için altın bir fırsat görür. Alex Murphy (Joel Kinnaman) –kendisi sevgi dolu bir koca ve baba olmanın yanı sıra, Detroit’teki suç ve yozlaşma dalgasının önüne geçmek için elinden geleni yapan iyi bir polistir– ciddi biçimde yaralanınca, OmniCorp kısmen insan kısmen robot bir polis memuru yaratma şansını yakalar. OmniCorp her şehirde bir RoboCop hayal etmektedir ve –Alex’in için bunun bedeli ne olursa olsun– programın başarılı olması için engel tanımayacaktır. Fakat OmniCorp’un asla hesaba katmadığı bir şey vardır: O makinenin içinde hâlâ savaşan bir insan vardır.

Metro-Goldwyn-Mayer Pictures ve Columbia Pictures “RoboCop”ı sunar. Bir Strike Entertainment yapımı olan filmin başrollerinde Joel Kinnaman, Gary Oldman, Michael Keaton, Abbie Cornish, Jackie Earle Haley, Michael K. Williams, Jennifer Ehle, Jay Baruchel, Marianne Jean-Baptiste ve Samuel L. Jackson yer alıyor. José Padilha’nın yönettiği “RoboCop”ı Joshua Zetumer ve Edward Neumeier-Michael Miner ikilisi yazdı. Filmin yapımcılığını Marc Abraham ve Eric Newman, yönetici yapımcılığını ise Bill Carraro ve Roger Birnbaum üstlendi. “RoboCop”ın görüntü yönetimi Lula Carvalho’nun, yapım tasarımı Martin Whist’in, kurgusu Daniel Rezende ve Peter McNulty’nin, kostüm tasarımı ise April Ferry’nin imzasını taşıyor. Görsel efekt amirliğini James E. Price’ın gerçekleştirdiği filmin müziği Pedro Bromfman’a ait.

FİLM HAKKINDA
1980’lerin kült klasiğinin yeniden yapımı olan, José Padilha’nın yönettiği RoboCop'ta insan ile makine birleşir. Filmde, polis memuru Alex Murphy, robotik savunmada dünya lideri şirket OmniCorp’un yıldız ürünü olur. OmniCorp suçun kasıp kavurduğu bir Detroit’te mükemmel polis konusunda bir boşluk olduğunu görür: Polislerin hayatını tehlikeye atmadan, şehri temizleyebilecek bir robot. Sorun şudur ki, tetiği bir robotun çekmesi fikri insanları tedirgin etmektedir. Şirket amacına ulaşmak için taviz verir: Murphy ölümcül şekilde yaralandıktan sonra, gözlerini hastanede açtığında, büyük ölçüde robota dönüştüğünü görür. Artık insanlığından geriye pek az şey kalmıştır –ama dört dörtlük bir polistir.

Murphy, OmniCorp için, muazzam bir fırsat teşkil etmektedir. Padilha bunu şöyle açıklıyor: “O, satmak istedikleri bir ürün. Bir prototip. Tıpkı bir meşrubat şirketinin yeni bir şişe geliştirmesi gibi, o da geliştirildi: Polis teşkilatına satmak üzere, bir robot için ideal tasarımı bulmaya çalışıyorlar. Şirket için, bu, milyar dolarlar kazandırma potansiyeline sahip bir ürün; o yüzden, amaçlarına ulaşmak için birkaç etik kuralın etrafından dolaşmaya istekliler. Ama bir şeyi unutuyorlar –ürünün içinde bir adam var; o, sadece bir zırh değil, bir insan. Kontrol edebilecekleri düşüncesiyle, bu icadı hayata geçirdiler, ama yanlış kişiyi seçtiler. Seçtikleri insan fazla iyi; güçlerini adalet için kullanmaya kararlı bir adam.”

Murphy’yi canlandıran, televizyon dizisi “The Killing”in yıldızı olarak tanıdığımız Joel Kinnaman ise şunları ekliyor: “OmniCorp’ın düşüncesi makinenin içinde bir insan olması gerektiği; kararları veren bir insan olmalı ki yolunda gitmeyen bir şey olursa şirket sorumlu tutulmasın. RoboCop’ın toplumsal durumlardaki duygularını olduğu gibi bırakıyorlar ama bir tehditle karşı karşıya kaldığında ya da bir suç işlendiğinde devreye bilgisayar giriyor. Şirket Alex’in duygularının sistemi tehlikelere açık hâle getirdiğini fark ettiğinde, duyguları tamamen kapatıyor. Ama Alex ailesiyle bir temas yaşayınca, duyguları bir çıkış yolu bulup bilgisayar sistemini etkisiz hâle getiriyor. Yeniden kendi kararlarını vermeye başlıyor.”

Kinnaman, José Padilha’yla buluştuktan sonra Alex Murphy rolünü oynama fikrine ilgisinin uyandığını söylüyor: “José vizyonunu –RoboCop konsepti içine oturtulabilecek felsefi ve siyasi görüşlerini– açıkladı. Bu konsepti daha pek çok ilginç şey hakkında konuşmak için de kullanabilirdiniz. Çok yakın gelecekte karşı karşıya kalacağımız felsefi ikilemleri tartışan, eğlenceli bir aksiyon filmi yapmak istiyordu. Ve ben de bunun bir parçası olmak istedim.”

“80’lerde, yarı insan yarı robot fikri ancak uzak gelecekte olabilecek bir şeydi. Ama şimdi bu gerçekleşiyor” diyen Padilha, şöyle devam ediyor: “Protezlerden insansız uçaklara ve kendi kendine giden arabalara kadar, bu fikir herkesin hayatının bir parçası hâline geliyor. Uğraştığımız birçok yasal ve etik meseleyi de beraberinde getiriyor. İşte Alex Murphy tüm bu soruları somutlaştırıyor –makinenin içine insan koyduğunuzda neler olur?” Padilha filme dahil oluşunun kaderin bir cilvesi olarak başladığını da sözlerine ekliyor: “MGM’de bir toplantım vardı. Yapmak istediğim filmler hakkında konuşuyorduk. Duvarda orijinal ‘RoboCop’ın bir posteri asılıydı. İşte yapmak istediğim film bu, dedim. Bence müthiş bir film, ikonlaşmış bir klasik. Onlara bakış açımı anlattım ve, ‘Hadi yapalım’ dediler. Şanslı bir tesadüftü –doğru malzemeye sahip bir stüdyo, filmin hayranı olan bir adam, ve bir poster.”

Filmin yapımcıları Marc Abraham ve Eric Newman, Padilha’nın bu yeni “RoboCop” vizyonunu yönetmek için mükemmel seçim olduğunu söylüyorlar. “Stüdyo gerçek bir fırsat yakaladı” diyor Abraham ve ekliyor: “Müthiş bazı belgesellerin yanı sıra, özellikle Brezilya’da olağanüstü başarılı olmuş Elite Squad ve Elite Squad 2’yi yapmış bir sinemacıya denk geldiler –Elite Squad Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı ödülüne layık görüldü. Sıradışı bir filmi yapması için sıradışı bir sinemacıyla çalışacakları için heyecanlıydılar.”

Newman ise şunları söylüyor: “José’nin filmlerinde çılgınca bir şey var. Onun filmlerinden çıkarken, ‘Bu müthiş’ diye düşünüyorsunuz. Ama José filmi bir bakış açısıyla da güçlendiriyor.” Newman, “RoboCop”ın bunu yapmak için mükemmel bir çerçeve sunduğunu belirtiyor ve, “RoboCop ilk çıktığı zamanki kadar güncel. José iki düzeyde işleyen bir film yapmak istedi. Hem aksiyon yüklü ve daha önce hiç görülmemiş şeylerle Vay canına dedirtecek, hem de dünya hakkında söyleyecek bir şeyi olan, tematik anlamda güncel bir film” diyor.

“Bence sinemaya gitmek, güzel vakit geçirmek, aynı zamanda salondan ‘burada bir konu var’ diye düşünerek çıkmak eğlenceli” diyen Padilha, “RoboCop”a duyduğu hayranlık sayesinde, hikayeyi beyaz perdeye yeni ve çok çağdaş bir şekilde aktarmanın bir yolunu gördüğünü ifade ediyor: “Filmin temaları bugün daha da güncel. Savaşların otomatikleşeceği bir dünyaya yaklaşıyoruz. Askerlerin ve polislerin yerine robotları koyacağız. Şu sıralar, otomatik olmayan –uzak bir konumda gözlemleyen ve tetiğe basmaya karar veren bir insan var– pilotsuz uçaklar konusunda yoğun tartışmalara başladık. Peki ama bu kararı bir yazılım, bir algoritma verdiğinde ne olacak? Filmdeki her şey pek yakında gerçek hayatta da olacak; ve bunun kabul edilir olup olmadığına dair tartışmalar yapacağız. Yıllar sonra bu projeyi, teknolojide olup biten her şeyin farkında olarak ele alma, onu güncel meselelerle güncel zamanda yeniden yaratma, ama bir yandan da orijinal karakterin felsefi özünü koruma fırsatı bulmak muhteşemdi.”

Meseleler sadece etik ya da ahlaki değil, aynı zamanda uygulamayla da ilgili. “Diyelim ki kendi kendine gidebilen bir araba alıyorsunuz, araba kontrolü kaybediyor ve birine çarpıyor. Bu kimin hatası? Kim dava edilecek? Siz mi, yoksa arabayı üreten firma mı?” diye soruyor Padilha ve ekliyor: “Peki ya bir polis hata yapıp birini öldürürse? Günümüzde polis suçlanıyor, polis teşkilatı değil. Ama ya polis bir robotsa? Teknolojiyle gelen tüm bu konular RoboCop çerçevesinde tartışılabilir.”

Ve bu sadece siyasi de değil –Alex Murphy için çok da kişisel. “Filmde, halk makinenin insan olmanın ne demek olduğunu bildiğine inanmak zorunda, bu yüzden Alex Murphy’nin beynini olduğu gibi bırakıyorlar. Tüm duygulara sahip. Tüm anıları yerinde duruyor. Bilişsel yetenekleri sağlam. Ancak, oğlunu kucağına alamıyor ya da karısıyla sevişemiyor” diyor Padilha ve ekliyor: “RoboCop olmak bir kabus. Film büyük ölçüde bu adamın şu varoluşsal soruyla yüzleşmesinin dramını konu alıyor: Böyle nasıl devam edeceğim? Alex bir makine mi yoksa bir insan mı?”

Filmde varoluşsal bir öğe olsa da, pek çok müthiş unsur da bulunuyor. Robot teknolojisiyle uğraşmak yapımcılar için açık bir olun alanında olmak gibiydi. Yapımcı Eric Newman, “Bizim için en heyecan verici şeylerden biri –hem yapımcı hem de hayran olarak– tüm o robotları yaratmaktı. Onlarla çok eğlendik. Hiper saldırgan ölüm makineleri olan ED-209’larımız var. Humanoid (insan android) boyutlu mükemmel askerler olan EM-208’lerimiz var” diyor.

ED-209 ve EM-208’lerin yanı sıra RoboCop’ın çeşitli kopyalarını tasarlayan yapım tasarımcısı Martin Whist hayal güçlerinin uçup gitmesine izin verdikleri halde, onları destekleyecek gerçeğin tam önlerinde olduğunu söylüyor: “RoboCop’ın yapabileceğini düşündüğümüz şeylerle ilgili ne düşünsek, gerçek hayatta birinin onun üzerinde araştırma yaptığını öğreniyorduk. Örneğin, şu an laboratuarda, düşünmek suretiyle robot bir eli hareket ettirmeleri için beyinlerinde sensörler olan insanlar var. Biz bu fikri yüksek güçlü bir şok tabancası için düşünmüştük –meğer zaten geliştiriliyormuş. Filmdeki her şey gerçeğe dayanıyor.”

“Filmin ayaklarının yere basması şarttı –insanlara hakiki ve inanılır gelmeliydi” diyor Newman ve ekliyor: “José’nin büyük avantajlarından biri fizik eğitimi almış olması; dolayısıyla saçmalıkları çok kolayca tespit edebiliyor. Her şeyin bilimsel doğruluğunu sorguladı ve bunun sonucunda da son derece mantıklı olduğu hissedilen bir film oldu.”

RoboCop filmde iki ayrı ve birbirinden çok farklı kostüm giyiyor. “Birinci kostüm kasıtlı olarak ilk filmi ve orijinal tasarımı hatırlatacak şekilde yapıldı” diyen Whist, bunu şöyle açıklıyor: “Orijinal tasarımın renklendirmesine uymak istedim; genel görünüm gümüş rengi, ama –tıpkı ilk filmde yaptıkları gibi– biz de kostümün içinde çeşitli renkler barınmasını sağlayan bir teknik kullandık: Gümüşün içinde kızıl-mor ve masmavi ışıltılar var. İkinci kostümden biraz daha az sofistike, biraz daha küçük, biraz daha az esnek; bu da bilerek yapıldı çünkü bir RoboCop’tan diğerine doğru evrimleşmeyi göstermek istedik.”

Orijinal RoboCop filminde, yapımcılar ED-209’lar için tek resimli hareket animasyonu kullandılar. Yeni filmde ise, doğal olarak, görsel efektler tercih edildi. Görsel efektler amiri James E. Price, “Orijinal filmde ED-209’u ilk gördüğünüzde, unutulmaz bir an yaşıyorsunuz –ama animasyon türü yüzünden, kamerayı hareket ettirme ya da çekimi kurgulama şekilleri açısından kısıtlıydılar. Şimdi ise, modern araçları kullanabiliyoruz ve çok daha fazla esnekliğe sahibiz. Sofistike hareketleri ve kompozitleri o sahnelerle hakikaten bütünleştirebiliyoruz. Ve bu José’nin sinema stiline tam uyuyordu –kendisi kamerayla çok aktif, fazlasıyla o anın içinde. Kamerayı sabitlememiz gerekmedi ve görsel efektlerin José’nin çekmek istediği şekilde yapılanmasına olanak tanımamız mümkün oldu.”
 


İş Başvuru Bilgileri
Staj Başvuru Bilgileri





Şehir Şehir Alışveriş Merkezleri

Kongre ve İş Otelleri

YAZARLAR
M. Efsun Yüksel Tunç
HAVA DURUMU
Ankara -1/9 °C
İstanbul 7/15 °C
İzmir 4/18 °C
PİYASALAR
DOLAR
3,9341
EURO
4,6973
IMKB
80.549
ALTIN
163,060