Albüm Kapağından Şarkı Dinleme Dönemi     /    İDO'da Bahar Kampanyası Başlıyor     /    Ford Otosan'a Mixx Awards Ödülleri     /    SAP Teknolojisi Mobil Kongrede Fark Yarattı     /    Sandoz İki Fabrikası ile İlk Beşte     /    Dişi Leoparlar Cevahir AVM'de     /    Aileye Kast Eden Dinamit: Müt’a     /    Ege PERDER Yeni Başkanını Seçti     /    Bebekte İnatçı Ağlama Niye?     /    Goran Bregović, Zorlu Center PSM'de     /    TeknoSA'dan İstanbul’a 59’uncu Mağaza     /    WhatsApp’ın Masaüstü Programı Yok     /    İSO İnovasyon Büyük Ödülü VİKO'nun     /    Zamanı Durduran Muhteşem Dörtlü     /    Sigortasını Yapı Kredi'den Yaptırana Fırsat     /    Goodyear Ürünleri Cenevre Fuarı'nda     /    Kalbinizin Ritmini Koruyun     /    Kanz ile Çocuklar Bahara Hazır     /    Finansbank 2013 Sonuçlarını Açıkladı     /    Deha Bilimlier İstanbul Mojo Sahnesinde     /    TTNET’e Kurumlar Vergisi Ödülü     /    İDA'dan Ücretsiz Doğum Semineri     /    Terra Ataşehir Çarşı'da Satışlar Başladı     /    Kadınlar Gününde Ücretsiz Makyaj Eğitimi     /    Brisa’nın 2013 Cirosu 1,489 Milyon TL     /    BTA Aşçıları Ödüle Doymuyor     /    Vialand'de İki Yeni Atama     /    Pegasus Avrupa'nın En Uygunları Arasında     /    Spastik Çocuklar Vakfı'na Uluslararası Ödül     /    Nedeni Bilinmeyen Ağrı; Kronik Pelvik Ağrı
ÇOK OKUNANLAR
YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ


ANKET
Son işinizi nereden buldunuz?
Gazete İlanı
Kariyer Siteleri
Tandık
Şirkete Başvuru
Diğer
LİNK BANKASI
27 Şubat 2014
Kadına Şiddette Tek Suçlu Testosteron Mu?
Psikolog Dr. Ayşegül Eray, erkeklerin daha saldırgan yapıya sahip olmalarında testosteron hormonunun etkisine dikkat çekerken, “Kültürel, sosyal, dini yapı ve aile içi davranış biçimlerinin de erkeğin şiddete meyilli olmasında büyük etken olduğunu” vurgul

Erkekleri etkisi altına alan testosteron hormonunun onların saldırgan davranışlar göstermesinde önemli bir biyolojik referans olduğunu ama bunda aynı derecede kültürel, sosyal, dini yapı ve aile içi davranış biçimlerinin de önemli olduğuna dikkat çeken Ayna Eğitim ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nden Psikolog Dr. Ayşegül Eray’a göre, “Asıl tehlike şiddetin toplumda kabul görüp olağanlaştırılmasında”. Toplumun şiddeti bir sorun çözme becerisi olarak görmesi ve desteklemesi, aile içi şiddetin var olmasını da besliyor” dedi.

Kadın-erkek eşitliğinin olmadığı, kadının küçümsendiği veya önemsenmediği, erkek egemen toplumlarda erkek şiddetine dini çevreler, kültürel kurumlar siyasi ve ekonomik düzen tarafından göz yumulduğunu hatta erkeğin kızgınlık duygusunu şiddet içerikli göstermesinin güçlülük göstergesi olarak algılandığı toplumlarda saldırgan davranışlara erkeklerin teşvik edildiğini vurgulayan Eray, şu uyarıyı yaptı: “Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, kadınların eşleri veya partnerleri tarafından şiddet görme oranı yüzde 69’a kadar çıkıyor. Bu çok çarpıcı bir rakam ve kadına uygulanan şiddet sadece kadında değil çocuklarda da ve sonuçta ailede büyük tahribatlara neden oluyor. Toplumun en küçük yapıtaşı olan ailenin zarar gördüğü ortamda sağlıklı bir sosyal yapının ortaya çıkması ve korunması söz konusu bile olamaz. Gelecek nesilleri oluşturacak olan çocukların sağlıklı bir kişilik geliştirebilme şanslarını elinden alacak bu travmaların tekrarlanmasının mutlaka önüne geçilmesi gerekiyor.”

İntihara meyilliler!
Çocukluğunda şiddet gören kişilerin yetişkin yaşamlarında depresyon, anksiyete bozukluğu, alkol-madde kullanımı, yeme bozukluğu ve davranış bozukluklarının görülme oranının da yükseldiğini hatırlatan Ayşegül Eray, bu yüzden ailenin de şiddete meyilde önemli bir faktör olduğunu ifade etti. Aile içi şiddetin hem dünyada hem de Türkiye’de önemli bir sağlık problemi olarak görüldüğüne vurgu yapan Eray, şöyle devam etti: “Yapılan araştırmalar gösteriyor ki; şiddet gören kadınlar arasında hayatına son vermeyi deneyen kadınların oranı diğerlerine göre dört kat fazla. Psikiyatri kliniğinde izlenen kadın hastalarla yapılan çalışmalarda aile içi şiddete uğrayan kadınlar da önemli bir hasta grubunu oluşturuyor.”

“Şiddete ‘dur’ demek için elbirliğiyle hareket edilmeli”
Şiddete dur diyebilmek için öncelikle örf, adet, inanç ve geleneklerle beslenen olumsuz ve yanlış toplumsal şartlanmaların yeniden ele alınmasını öneren Psikolog Dr. Ayşegül Eray, şunları söyledi: “Bu şartlanmaların sağlıksız olanlarının sağlıklı olanla yer değiştirebilmesi için eğitim ve toplumsal düzenlemelerin hızlıca etkinleştirilmesi gerekiyor. Çağın gerisinde kalan adet ve bakış açılarının zarar verici etkilerinden kurtulmak için halkın bilinçlenmesine yönelik çok yönlü çalışmalara ihtiyaç var. Bunun için gönüllü kuruluşlardan medyaya, dini kurumlardan yasal mekanizmalara kadar geniş bir yelpazede herkese rol düşüyor. Ancak el birliğiyle bu toplumsal sorunların üstesinden gelinebilir.”
 


İş Başvuru Bilgileri
Staj Başvuru Bilgileri





Şehir Şehir Alışveriş Merkezleri

Kongre ve İş Otelleri

YAZARLAR
M. Efsun Yüksel Tunç
HAVA DURUMU
Ankara 1/13 °C
İstanbul 12/16 °C
İzmir 7/18 °C
PİYASALAR
DOLAR
3,8372
EURO
4,5044
IMKB
80.549
ALTIN
153,242